• Oca 20

    Boşanma Davası Nasıl Açılır?

    Boşanma davaları tarafların boşanma ve sonuçları üzerinde anlaşmalarına bağlı olarak ikiye ayrılmaktadır. Taraflar boşanma ve boşanmaya bağlı sonuçlar üzerinde anlaşmış ise; anlaşmalı boşanma; bu hususlarda mutabık değillerse çekişmeli boşanma yolunu izleyeceklerdir. Bu yazımızda çekişmeli boşanma davalarının nasıl açıldığını inceleyeceğiz.   Öncelikle çekişmeli boşanma davası açmak için boşanma istemini ve gerekçelerini dile getiren bir dava dilekçesi hazırlanması gerekir. Dava  dilekçesinde, boşanma sebebi, ile boşanmaya ilişkin nafaka, velayet, tazminat  gibi ek taleplerin belirlenmesi önem taşır. Dava dilekçesinde tarafların nüfus ve adres bilgileri de yer almalıdır. Çekişmeli boşanma dava dilekçesi için buraya tıklayıp bir örnek indirebilirsiniz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu dava dilekçesinin unsurlarını 119. Madde ile belirlemiştir. Maddede sayılan unsurlarda eksiklik bulunması  davanın devamında sorun yaşamanıza, bazı hallerde ise; hakimin belirlediği süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde  davanın açılmamış sayılmasına neden olur.   Davayı hangi mahkemede açacağınız da ihtimam gösterilmesi gereken bir husustur. Boşanma davasını eşlerden birinin yerleşim yeri  ya da eşlerin son altı aydır birlikte yaşadıkları yer aile mahkemesinde açmak gerekir. Yetkili mahkemenin bulunduğu yerde aile mahkemesi yok ise; dava asliye mahkemelerinde açılacaktır. Gerekli harçlar yatırılarak dava dilekçesinin mahkemeye sunulması ile dava açılmış olur.   Boşanma davalarında, boşanmaya neden olan vakıaların ispatı, ispata yarar delillerin hangi sürede ve nasıl mahkemeye sunulacağı, taleplerin detaylandırılması hukuki bilgi ve birikim gerektirmektedir. Uygulamada avukatlık mesleğine mensup olmayan kişilerce hazırlanan dilekçeler ile davalar açılmakta ve boşanan kişiler ciddi hak kayıplarına uğramaktadır. Boşanma sürecinde ve sonrasında yasanın tanıdığı tüm haklardan yararlanabilmek için dava sürecini bir avukatla birlikte takip etmekte büyük fayda vardır. Çekişmeli boşanma ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz çekişmeli boşanma makalemizi okuyabilirsiniz.

    Continue reading
  • Oca 19

    Boşanmada Ortak Velayet Kararı Verilebilir Mi?

    ORTAK VELAYET NEDİR?   Çocuğun anne babasının velayet hakkı kapsamına giren yetki ve sorumluluklarda müşterek karar alması ve birlikte sorumlu olması ortak velayet olarak adlandırılmaktadır.   TÜRKİYE ’DE VELAYET UYGULAMALARI VE ORTAK VELAYET Anne ve baba evlilikleri süresince velayeti ortak kullanırlar. Çocuğa ilişkin beraber karar alır; velayetin kapsamına giren konularda birlikte hareket ederler. Taraflar boşanma aşamasında geldiğinde ise; çocuğun kimle kalacağı, diğer eşle ne kadar vakit geçireceği, yasal olarak kim tarafından temsil edileceği tartışma konusu olmaktadır.   Türk Hukuku’nda yaygın olan uygulama, velayetin eşlerden birine verilmesi ve diğer eşle kişisel ilişki tesis edilmesidir. Yaygın olarak boşanma davalarında, taraflardan birine çocuğun velayet hakkı verilmekte, velayet hakkı sahibi ebeveyn aynı zamanda çocuğun yasal temsilcisi olmaktadır. Diğer ebeveyn için ise, görüşme gün ve saatleri tayin edilmekte, velayet hakkı sahibi olmayan ebeveyn belirlenen gün ve saatlerde müşterek çocukla vakit geçirebilmektedir.   Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 7 Nolu Protokolünün 24.03.2016 tarihinde onaylanması ile Türkiye’de de ortak velayet uygulamasının önü açılmıştır. Protokolün 5. Maddesine göre; Eşler evlilik bakımından evlilik süresince ve evliliğin bitmesi halinde kendi aralarında çocuklarıyla ilişkilerinde özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Bu madde devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel değildir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 7 Nolu Protokolünün 5. Maddesi Anayasa’nın 90. Maddesi uyarınca Türk Hukuku’nda da uygulama alanı bulabilecektir. Böylelikle anne ve baba için, boşanmadan sonra da ortak velayet hakkı kullanımının önü açılmaktadır.   Ortak velayet Uluslararası nitelikte davalara konu olmuş, uzun yıllar yabancı mahkemelerin ortak velayete ilişkin kararlarının tenfizi konusunda Yargıtay “ortak velayet kamu düzenine aykırıdır” demekteydi.     Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.02.2017 Tarih 2016/15771 E. Numaralı kararında ise; bu yerleşmiş içtihadından dönmüş ve ortak velayetin kamu düzenine açıkça aykırı olmadığına, işin esasına girilmesi gerektiğine hükmetmiştir.   Nitekim; Tekirdağ Çorlu Aile Mahkemesi 14.04.2017 tarihli bir kararında, anlaşmalı boşanmak isteyen ve tanzim ettikleri protokolde ortak velayet taleplerini ayrıntılı biçimde düzenleyen taraflar için ortak velayete hükmetmiş, kararda ortak velayetin Türk kamu düzenine aykırı olmadığı belirtilmiştir.   Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Hakim Ömer Uğur Gençcan ortak velayet hususundaki görüşlerini dile getirmiş ve ortak velayetin ilkelerini açıklamıştır:, Evliliğin boşanma ile sona ermesinde ortak velayet asıl olup;velayetin eşlerden birine verilmesi istisnadır. Ortak velayet gönüllük esasına dayalıdır. Eşlerden birinin ortak velayete rızası yok ise ortak velayet düzenlemesi yapılmamalıdır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalı, gerekli ise; uzman görüşüne başvurulmalıdır. Taraflar çocuğun giderlerine eşit olarak katılırlar. Talep halinde her bir eşin ödeyeceği katkı miktarı belirlenebilir. Kişisel ilişki hususunda müşterek çocuk ile tarafların görüşü alınır; gerekli görülürse uzman görüşüne de başvurularak karar verilir. Çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı ise ortak velayete karar verilmemelidir.   Yeni düzenlemeler ve Yargıtay’ın son içtihatları ışığında; Türkiye’de ortak velayete karar verilmesi ya da yabancı mahkemelerde verilmiş bir ortak velayet kararının Türkiye’de tenfizinin mümkün olduğunu söylemek gerekir.   Ortak velayet ile ilgili diğer yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

    Continue reading
  • Oca 16

    Çok yakında uzman videolarıyla karşınızdayız!

    [vc_row][vc_column][vc_column_text] Çok yakında uzman videolarıyla karşınızdayız! [/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

    Continue reading
  • Oca 16

    Yurt Dışında Boşandınız, Türkiye’de Hala Evli Olabilirsiniz

      Tanıma ve tenfiz; Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanununda düzenlenmiştir. Tanıma ve tenfizin kısaca anlamı, yabancı ülkede verilmiş bir mahkeme kararının Türkiye Cumhuriyeti Devletindeki görünümünün ne olduğudur. Eğer Türkiye’ de tanıma ve tenfiz davası açmadıysanız, Türkiye’ de bu karar hiçbir hüküm ifade etmeyecektir. Türkiye’ deki nüfus kayıtlarında hala evli olarak gözükeceksiniz.   Yurt dışında verilen kararın Türkiye’de etki doğurabilmesi için tanınması ve tenfizi gerekir. Yurt dışında karar verilen ve kesinleşen boşanma kararının bir avukata vekaletname verilmesi halinde Türkiye’ye gelmeden bile dava açılması ve karara bağlanması mümkündür.   Yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye’ de tanınması için davanın diğer eşe karşı açılması gerekmektedir. Bu sebeple tarafların arasında irtibat koparılmadan birbirlerinin iletişim ve adres bilgilerinin koparılmadan yapılması halinde davanın diğer eşe tebligat yapılabilmesi için önem arz etmektedir.   Uygulamada diğer eşinde Türkiye’den bir avukata vekaletname vermesi halinde yurt dışına tebligat yapılmayacak olması ve yurt dışına yapılan tebligatların uzun sürede karşı tarafa ulaşması yahut tebligat akıbetinin uzun sürede bildirilecek olması sebebiyle davanın kısa sürede sonuçlanması sağlanabilecektir.   Türkiye’ de yurt dışında verilen boşanma kararının tanınması ile yurt dışında verilen karar Türkiye’ de nüfus kayıtlarına işlenecektir.

    Continue reading