Hukuk sistemimizde “yağma” olarak tanımlanan ve halk arasında “gasp” olarak bilinen suç tipi, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 148. ve devamı maddelerinde düzenlenen, mülkiyet hakkı ile kişi hürriyetini aynı anda hedef alan en ağır suç kategorilerinden biridir. Bu tür dosyalar, doğası gereği Ağır Ceza Mahkemesi yetki alanına girmekte olup, soruşturmanın ilk dakikasından itibaren sergilenecek usuli tavır, dosyanın nihai sonucunu tayin eder. Bir ceza avukatı için gasp dosyası, sadece bir hırsızlık vakası değil; cebir, tehdit ve irade sakatlığı unsurlarının teknik olarak tartışıldığı bir satranç tahtasıdır.Bu makalede, 2026 yılı güncel yargı pratikleri ışığında, bir şüphelinin gözaltına alınmasından itibaren karşılaşacağı teknik prosedürleri, tutukluluk itiraz süreçlerini ve mahkeme aşamasındaki kritik savunma hamlelerini derinlemesine inceleyeceğiz. Eğer bir yakınınız bu suçlama ile karşı karşıyaysa, sürecin her aşamasında profesyonel destek almak için 7/24 Ceza Avukatı Danışma – WhatsApp Hattı üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Soruşturma Evresi: İlk 24 Saat ve Gözaltı Usulü

Gasp ve yağma suçlamalarında süreç genellikle “suçüstü” veya “ihbar” üzerine kolluk (polis/jandarma) müdahalesiyle başlar. Bu suç türü, CMK 100 maddesi uyarınca “katalog suçlar” arasında yer aldığı için, şüpheliler hakkında doğrudan gözaltı kararı verilmesi ve sonrasında tutuklama talebiyle sevk edilmeleri kural haline gelmiştir.

1. Gözaltı ve Sağlık Kontrolü

Gözaltına alınan kişi, ilk olarak sağlık kontrolüne götürülür. Bu aşamada düzenlenen adli tıp raporu, sadece şüphelinin sağlık durumunu değil, aynı zamanda iddia edilen boğuşma veya cebir emarelerinin (darbe, sıyrık vb.) varlığını da belgelediği için savunma açısından hayati önem taşır. Konu hakkında detaylı bilgi için Adli Tıp Raporu Nedir başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

2. İfade Verme Süreci (Kritik Eşik)

Emniyetteki ifade, dosyanın temel taşıdır. Çoğu zaman şüpheliler, panik halinde verdikleri çelişkili beyanlar nedeniyle suçsuz oldukları noktada bile kendilerini mahkumiyete sürükleyebilirler. Gasp suçunda cebir veya tehdidin varlığı, suçun vasfını “hırsızlık”tan “yağma”ya dönüştürür ki bu da cezanın katlanması demektir. Bu noktada deneyimli bir ifade avukatı eşliğinde beyanda bulunmak, hakların korunması için bir lüks değil, zorunluluktur.

Tutuklama İstemi ve Sorgu Hakimliği Süreci

Cumhuriyet Savcısı, ifade işleminin ardından delil durumunu değerlendirerek şüpheliyi serbest bırakabilir veya “tutuklama” talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edebilir. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerdeki ceza davaları trafiğinde, Sulh Ceza Hakimliği sorguları oldukça hızlı cereyan eder.

  • Kuvvetli Suç Şüphesi: Savcılık; kamera kayıtları, teşhis tutanakları veya mağdur beyanlarını “somut delil” olarak sunar.
  • Kaçma Şüphesi: Yağma suçunun ceza alt sınırı yüksek olduğu için, kanun koyucu bu durumu doğrudan bir kaçma şüphesi karinesi olarak kabul etme eğilimindedir.
  • Adli Kontrol Alternatifi: Savunma makamı olarak bizler, tutuklamanın “son çare” olması gerektiğini vurgulayarak; imza yükümlülüğü veya yurt dışı çıkış yasağı gibi adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz.

Eğer süreç kasten yaralama gibi unsurlar içeriyorsa, savunma stratejisi TCK 86 ve 87. maddeler üzerinden şekillenmelidir. Bu konuda Kasten Yaralama Suçu rehberimizden faydalanabilirsiniz.

Tutukluluk Kararına İtiraz: Teknik Prosedür

Tutuklama kararı verildiği andan itibaren 7 gün içinde itiraz hakkı bulunur. Bu itiraz, kararı veren hakimliğin bir numara sonraki Sulh Ceza Hakimliği’ne hitaben yazılır. İtiraz dilekçesinde sadece “müvekkilim suçsuzdur” demek teknik bir savunma değildir. Dilekçede;

– Suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali,
– Delillerin toplanmış olması nedeniyle karartma imkanının kalmaması,
– Sabit ikametgah sahibi olunması, gibi teknik hususlar Yargıtay içtihatlarıyla desteklenmelidir.

Nitekim, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2024/3372 Esas ve 2024/7776 Karar sayılı güncel ilamında da vurgulandığı üzere; suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı veya cebir unsurunun gerçekleşme biçimi, tutukluluk halinin devamı veya tahliye kararı açısından belirleyicidir. Özellikle eylemin “yağma” mı yoksa “hırsızlık” mı olduğu ayrımı, ceza miktarı ve dolayısıyla tutukluluk süresi üzerinde doğrudan etkilidir.

Kovuşturma Aşaması: Ağır Ceza Mahkemesi Yargılaması

İddianame kabul edildikten sonra dava açılır. Bu aşamadan itibaren dosya bir kamu davası niteliğine bürünür. Şikayetten vazgeçme olsa dahi yargılama devam eder. Daha fazla bilgi için Kamu Davası Nedir? içeriğimize göz atabilirsiniz.

Duruşma Hazırlığı ve Savunma Kurgusu

Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşma (sorgu), davanın en kritik anıdır. Türkiye’nin en iyi ağır ceza avukatı profili, burada sadece müvekkilini konuşturmaz; aynı zamanda müştekilere ve tanıklara yönelttiği çapraz sorgu sorularıyla çelişkileri açığa çıkarır. Eğer olayda silah kullanılmışsa, bu durum “nitelikli yağma” kapsamına girer ve savunma kurgusu silahlı yaralama suçu ve cezası parametrelerine göre revize edilmelidir. Bu konuda Silahlı Yaralama Suçu ve Cezası metnimiz teknik detay sunmaktadır.

Örgütlü Suçlar ve Diğer Ağır Ceza Suçları İle Bağlantı

Bazen gasp eylemleri bireysel değil, bir yapı içerisinde gerçekleştirilir. Bu durumda dosya örgütlü suçlar kapsamına alınabilir. Özellikle uyuşturucu suçları ile gasp eylemlerinin iç içe geçtiği dosyalarda, en iyi uyuşturucu avukatı disiplini ile yağma savunması birleştirilmelidir. Şüphelinin uyuşturucu etkisi altında olması veya suçun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi, prosedürü tamamen değiştirir. Örgüt bağlantılı dosyalarda FETÖ Avukatı – Örgüt Davaları sayfamızdaki metodolojiler genel bir projeksiyon sunabilir.

Teknik Savunmanın Gücü

Yağma ve gasp suçları, hürriyeti bağlayıcı cezaların en üst sınırda uygulandığı alanlardır. 2026 yargı dünyasında artık sadece olay anlatmak yetmemekte; dijital delillerin analizi, HTS kayıtlarının incelenmesi ve usuli hataların tespiti ön plana çıkmaktadır. Sürecin her aşamasında İstanbul Ağır Ceza Avukatı desteği almak, telafisi imkansız hak kayıplarının önüne geçer. Kapsamlı bir rehbere ihtiyaç duyuyorsanız Ağır Ceza Avukatı ve Ceza Davaları Rehberi 2026 sayfamızı ziyaret edebilir veya uzman kadromuzdan profesyonel destek talep edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Gasp suçunda tutukluluk süresi en fazla ne kadardır?

Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren yağma (gasp) suçunda azami tutukluluk süresi 2 yıldır. Ancak zorunlu hallerde bu süre 3 yıl daha uzatılarak toplamda 5 yıla kadar çıkabilir.

2. Şikayetçi şikayetinden vazgeçerse gasp davası düşer mi?

Hayır. Yağma suçu şikayete tabi olmayan, resen takip edilen bir suçtur. Mağdurun şikayetini geri çekmesi davayı düşürmez, ancak etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

3. Emniyette avukat olmadan ifade verdim, bu ifade geçerli mi?

Avukat huzurunda verilmeyen kolluk ifadeleri, şüpheli tarafından hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu, savunma için çok güçlü bir usul itirazıdır.

4. Nitelikli yağma suçu nedir ve cezası ne kadardır?

Suçun; silahla, birden fazla kişiyle, gece vakti veya yol kesmek suretiyle işlenmesi “nitelikli” halidir. TCK 149 uyarınca cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir.

5. Tutukluluğa itiraz ne zaman sonuçlanır?

İtiraz dilekçesi verildikten sonra merci, dosyayı inceleyerek genellikle 3 ila 7 gün içerisinde kesin kararını verir. Duruşmalı bir inceleme yapılması ise istisnadır.